SOFT SKILLS – İNCE BECERİLER NEDEN GEREKLİ?

Bu yazıyı yazmaya başladığımda ik yaptığım iş “soft skill” in Türkçesi’nin ne olduğunu araştırmakla başladım anca gördüğüm, tarifi sürekli yapılıyor ancak tam karşılığı olacak bir terim üzerinde henüz bir anlaşma yok.

İNCE BECERİLER karşılığını Makers Türkiye’de “Soft Skills Nedir?” başlıklı bir yazıda gördüm.

İnce becerilerin basit bir tanımını yaparsak “davranışsal beceriler, teknik olmayan beceriler ya da destekleyici beceriler olarak tanımlayabiliriz” diyor Makers Türkiye. Oldukça geçerli bir tanım benim için, ayrıca ufak bir araştırma yaparsanız üç aşağı beş yukarı benzeri tanımlarla karşılaşacaksınız.

Gerek İngilizcesinde kullanılan “soft”, gereke se Türkçesinde kullanılan “ince” kavramları bu becerilerin önemini sekteye vurduruyor gibi geliyor bana. Oldukça uzun bir süredir bu “ince beceriler”in aslında “temel beceriler” olduğu görüşü var bende.

Bu “temel beceriler” gün geçtikçe daha fazla önem kazanıyor. Neden derseniz, öncelikle “hard skills” yani “kişinin işini yapabilmesi için bilmesi gereken bilgiler” artık sadece okullarda, kurslarda, kitaplarda ulaşılabilen bilgiler değil, isteyen herkes tarafından internette kendi kendine bile öğrenilebilen bilgiler.

Buna karşılık “ince bilgiler” öğrenilebilse bile kullanılması dahi kişiye, kişiliğe bağlı. Ben “ince beceriler”in, sonradan öğrenilse bile, içselleştirilememesi ve benimsenememesi halinde oldukça yapay durduğunu gözlüyorum, düşünüyorum. Bunun önüne geçmenin tek yolu da bu becerileri erken geliştirmek.

2011 de “ince beceriler” in üniversitelerin tüm bölümlerin, en azından seçmeli olsa dahi programında olması gerektiğini düşünüp bir program bile hazırlamıştım.

Aslında “ince beceriler” özellikle de iletişim gün geçtikçe daha fazla önem kazanıyor demiştim. Bunun temel nedenlerinden biri, artık dünyada 5 nesil bi rarada yaşıyor ve çalışıyoruz, bu nesillerin birbirini anlaması gerek ama genelde gözlemim, bu pek olamıyor. İkinci temel neden de, değişimin hızı.

Genç girişimcilerin çoğunda “ince beceriler”in eksikliğini görmek mümkün. Unutmamak gerek, girişimcilik yönetimi kurumsal (hiç sevemediğim bir tabir) yöneticilikten değişiktir, barış zamanı yönetimi değil, savaş zamanı yönetimidir. Burada da, “ince beceriler” çok önem kazanır.

Girişimcilerin “hard becerileri” ne kadar gelişmiş olursa olsun başarıyı yakalamaları için “ince becerileri”ni geliştirmeleri, bunu beceremiyorlarsa, ortaklıklarında “ince becerileri” yüksek olan kişileri almaları gerekir.

“İnce Beceriler” tüm yönetimin, aslında toplum içerisinde yer alan tüm bireylerin geliştirmesi gereken temel becerileri olarak görülmeli.

Share:

Author: Tufan Karaca